8. Sınıfta Abartma Nedir?
Türkçede anlatımı daha etkili hale getirmek için kullanılan birçok söz sanatı vardır. Bunlardan biri de “abartma”dır. Günlük konuşmalarda farkında olmadan sıkça kullandığımız bu anlatım biçimi, özellikle 8. sınıf Türkçe derslerinde önemli konular arasında yer alır. Çünkü bir metni doğru anlamak, yazarın neyi gerçek anlamda söylediğini, neyi ise etkili anlatım için büyüttüğünü ayırt edebilmekle mümkündür. Öğrenciler bazen abartmayı yalnızca komik ifadeler sanır. Oysa abartma, duygu ve düşünceyi daha güçlü hissettirmek için kullanılan ciddi bir anlatım yoludur.
Abartma, bir olayın, durumun ya da kişinin olduğundan daha büyük, daha küçük, daha önemli veya daha etkileyici gösterilmesidir. Gerçekte mümkün olmayan bir durum bile anlatımın etkisini artırmak için kullanılabilir. Burada amaç yalan söylemek değildir. Amaç, karşıdaki kişinin anlatılan duyguyu daha yoğun hissetmesini sağlamaktır.
Örneğin bir öğrencinin, “Ders çalışmaktan beynim yandı.” demesi gerçek anlamda mümkün değildir. İnsan beyni gerçekten yanmaz. Ancak bu ifade, kişinin çok yorulduğunu anlatmak için kullanılmıştır. İşte bu tür ifadeler abartma sanatına örnektir.
Abartmanın Günlük Hayattaki Yeri
Abartma yalnızca edebiyat kitaplarında karşımıza çıkmaz. İnsanlar günlük hayatlarında da sık sık abartılı konuşurlar. Özellikle duygular yoğun olduğunda, insanlar yaşadıkları şeyi daha güçlü anlatmak ister. Mesela bir anne çocuğunu uzun süre beklediğinde “Saatlerdir seni bekliyorum.” diyebilir. Belki gerçekten saatler geçmemiştir ama beklemenin verdiği sıkıntıyı anlatmak için bu şekilde konuşur.
Benzer şekilde çocuklar da kendi dünyalarında abartıyı çok kullanır. “Dünyanın en zor ödevini verdiler.” ya da “Bu çanta tonlarca ağırlığında.” gibi cümleler aslında gerçek değildir. Fakat kişi, yaşadığı zorluğu karşı tarafa daha etkili anlatmak ister.
İnsan ilişkilerinde de bazen abartılı ifadeler dikkat çeker. Bir insanın küçük bir iyiliği için “Bana hayatımı geri verdin.” denmesi gerçek anlamda doğru olmayabilir ama duyulan minnettarlığın büyüklüğünü gösterir. Bu nedenle abartmayı yalnızca bir ders konusu gibi değil, insanların duygularını ifade etme biçimlerinden biri olarak görmek gerekir.
Abartmanın Özellikleri
Abartma sanatının bazı belirgin özellikleri vardır. Öncelikle anlatılan durumun gerçekte mümkün olup olmadığına dikkat edilir. Eğer ifade normalden çok daha büyütülmüşse ya da küçültülmüşse orada abartma olabilir.
Abartmada dikkat çeken başka bir özellik de anlatımın güçlenmesidir. İnsan sade bir cümleyi bazen hemen unutabilir ama abartılı bir ifade daha akılda kalıcı olur. Çünkü zihinde görüntü oluşturur.
Örneğin:
“Çocuk o kadar hızlı koştu ki rüzgâr yetişemedi.”
Burada rüzgârın bir insanla yarışması mümkün değildir. Ancak çocuğun çok hızlı koştuğu etkili bir biçimde anlatılmıştır.
Abartma aynı zamanda duyguyu büyütür. Özlem, korku, mutluluk, şaşkınlık ya da yorgunluk gibi hisler abartılı ifadelerle daha belirgin hale gelir. Özellikle şiirlerde ve hikâyelerde bu yüzden sık kullanılır.
Abartma ile Gerçeklik Arasındaki Fark
Öğrencilerin en çok karıştırdığı noktalardan biri, abartmanın yalan olup olmadığıdır. Aslında abartma ile yalan aynı şey değildir. Yalan söyleyen kişi karşı tarafı kandırmak ister. Abartma yapan kişi ise anlatımı daha etkili hale getirmeye çalışır.
Mesela biri “Bu kadar işten sonra öldüm bittim.” dediğinde gerçekten öldüğünü düşünmeyiz. Çünkü burada amaç yaşanan yorgunluğu anlatmaktır. İnsanlar bu tür ifadeleri duyunca gerçek anlamı değil, verilmek istenen duyguyu anlar.
Bu yüzden abartmayı anlamak için cümlenin genel anlamına dikkat etmek gerekir. Özellikle sınav sorularında öğrencilerin kelimelere tek tek değil, cümlenin verdiği duyguya bakması önemlidir.
Abartma Sanatına Örnekler
Abartma konusunu öğrenmenin en iyi yollarından biri örnekler üzerinde düşünmektir. Çünkü örnekler sayesinde hangi ifadelerin gerçek dışı biçimde büyütüldüğü daha kolay anlaşılır.
* “Ağlamaktan gözyaşları sel oldu.”
* “Bu telefonu almak için dünyaları dolaştı.”
* “Bir lokmada bütün pastayı yedi.”
* “Sınav sonucu açıklanana kadar yüz yıl geçti sandım.”
* “Çantayı taşıyınca kolum koptu.”
Bu cümlelerin hiçbirinde anlatılan durum gerçek anlamda yaşanmamıştır. Ancak anlatım daha etkili ve dikkat çekici hale gelmiştir.
Bazen insanlar farkında olmadan çocuklara da abartılı cümleler kurar. “Odan savaş alanına dönmüş.” gibi ifadeler buna örnektir. Burada gerçekten savaş yaşanmamıştır ama dağınıklığın büyüklüğü anlatılmak istenir. Günlük hayatın içinde kullanılan bu tür örnekler, öğrencilerin konuyu daha rahat kavramasına yardımcı olur.
Abartmanın Edebiyattaki Önemi
Şairler ve yazarlar okuyucunun dikkatini çekmek için abartmadan sıkça yararlanır. Çünkü düz bir anlatım bazen duyguyu yeterince hissettirmez. Özellikle şiirlerde sevgi, özlem ve acı gibi güçlü duygular anlatılırken abartma oldukça etkili olur.
Örneğin bir şairin “Sensiz geçen bir gün bana yıllar gibi geldi.” demesi gerçek zaman hesabı değildir. Burada özlem duygusu büyütülmüştür. Okuyucu da bu sayede anlatılan hissi daha derinden anlayabilir.
Masallarda ve destanlarda da abartma çok kullanılır. Kahramanların olağanüstü güçlü olması, devlerle savaşması ya da tek başına büyük orduları yenmesi çoğu zaman abartılı anlatımlardır. Bu durum hikâyeyi daha etkileyici hale getirir.
8. Sınıf Öğrencileri Abartmayı Nasıl Daha Kolay Anlar?
Abartmayı öğrenirken öğrencilerin günlük konuşmalara dikkat etmesi faydalıdır. Çünkü konu hayatın içindedir. Evde, okulda, arkadaş ortamında insanlar sürekli abartılı ifadeler kullanır. Bunları fark etmek, konunun mantığını anlamayı kolaylaştırır.
Ayrıca öğrencilerin şu soruyu kendilerine sorması işe yarar: “Bu ifade gerçekten mümkün mü?” Eğer cevap hayırsa büyük ihtimalle abartma vardır.
Örneğin:
“Bir haftadır uyuyorum.”
Gerçekte bir insan kesintisiz şekilde bir hafta uyuyamaz. Burada kişinin çok yorgun olduğu anlatılmaktadır.
Abartmayı öğrenmek yalnızca sınav için gerekli değildir. İnsanların konuşma biçimini anlamak açısından da önemlidir. Çünkü bazen insanlar gerçek düşüncelerini doğrudan değil, duygularını büyüterek ifade ederler. Karşısındakini doğru anlamak isteyen kişinin de buna dikkat etmesi gerekir.
Sonuç
Abartma, anlatımı güçlendiren önemli bir söz sanatıdır. İnsanların duygu ve düşüncelerini daha etkili ifade etmesini sağlar. Günlük yaşamda, edebi eserlerde ve konuşmalarda sıkça kullanılır. 8. sınıf Türkçe derslerinde bu konunun öğretilmesinin nedeni de öğrencilerin dilin inceliklerini fark etmesini sağlamaktır.
Bir cümlede anlatılan şey gerçek dışı biçimde büyütülüyor ya da küçültülüyorsa orada abartma sanatı vardır. Öğrenciler günlük hayattan örneklerle bu konuyu daha rahat öğrenebilir. Çünkü dil yalnızca kitaplarda değil, mutfakta çay demlerken edilen sohbette, okul dönüşü yapılan konuşmada, bir annenin telaşında ya da bir öğrencinin yorgunluğunda da yaşar. Bu yüzden abartmayı anlamak, aslında insanların kendini anlatma biçimini anlamaktır.
Türkçede anlatımı daha etkili hale getirmek için kullanılan birçok söz sanatı vardır. Bunlardan biri de “abartma”dır. Günlük konuşmalarda farkında olmadan sıkça kullandığımız bu anlatım biçimi, özellikle 8. sınıf Türkçe derslerinde önemli konular arasında yer alır. Çünkü bir metni doğru anlamak, yazarın neyi gerçek anlamda söylediğini, neyi ise etkili anlatım için büyüttüğünü ayırt edebilmekle mümkündür. Öğrenciler bazen abartmayı yalnızca komik ifadeler sanır. Oysa abartma, duygu ve düşünceyi daha güçlü hissettirmek için kullanılan ciddi bir anlatım yoludur.
Abartma, bir olayın, durumun ya da kişinin olduğundan daha büyük, daha küçük, daha önemli veya daha etkileyici gösterilmesidir. Gerçekte mümkün olmayan bir durum bile anlatımın etkisini artırmak için kullanılabilir. Burada amaç yalan söylemek değildir. Amaç, karşıdaki kişinin anlatılan duyguyu daha yoğun hissetmesini sağlamaktır.
Örneğin bir öğrencinin, “Ders çalışmaktan beynim yandı.” demesi gerçek anlamda mümkün değildir. İnsan beyni gerçekten yanmaz. Ancak bu ifade, kişinin çok yorulduğunu anlatmak için kullanılmıştır. İşte bu tür ifadeler abartma sanatına örnektir.
Abartmanın Günlük Hayattaki Yeri
Abartma yalnızca edebiyat kitaplarında karşımıza çıkmaz. İnsanlar günlük hayatlarında da sık sık abartılı konuşurlar. Özellikle duygular yoğun olduğunda, insanlar yaşadıkları şeyi daha güçlü anlatmak ister. Mesela bir anne çocuğunu uzun süre beklediğinde “Saatlerdir seni bekliyorum.” diyebilir. Belki gerçekten saatler geçmemiştir ama beklemenin verdiği sıkıntıyı anlatmak için bu şekilde konuşur.
Benzer şekilde çocuklar da kendi dünyalarında abartıyı çok kullanır. “Dünyanın en zor ödevini verdiler.” ya da “Bu çanta tonlarca ağırlığında.” gibi cümleler aslında gerçek değildir. Fakat kişi, yaşadığı zorluğu karşı tarafa daha etkili anlatmak ister.
İnsan ilişkilerinde de bazen abartılı ifadeler dikkat çeker. Bir insanın küçük bir iyiliği için “Bana hayatımı geri verdin.” denmesi gerçek anlamda doğru olmayabilir ama duyulan minnettarlığın büyüklüğünü gösterir. Bu nedenle abartmayı yalnızca bir ders konusu gibi değil, insanların duygularını ifade etme biçimlerinden biri olarak görmek gerekir.
Abartmanın Özellikleri
Abartma sanatının bazı belirgin özellikleri vardır. Öncelikle anlatılan durumun gerçekte mümkün olup olmadığına dikkat edilir. Eğer ifade normalden çok daha büyütülmüşse ya da küçültülmüşse orada abartma olabilir.
Abartmada dikkat çeken başka bir özellik de anlatımın güçlenmesidir. İnsan sade bir cümleyi bazen hemen unutabilir ama abartılı bir ifade daha akılda kalıcı olur. Çünkü zihinde görüntü oluşturur.
Örneğin:
“Çocuk o kadar hızlı koştu ki rüzgâr yetişemedi.”
Burada rüzgârın bir insanla yarışması mümkün değildir. Ancak çocuğun çok hızlı koştuğu etkili bir biçimde anlatılmıştır.
Abartma aynı zamanda duyguyu büyütür. Özlem, korku, mutluluk, şaşkınlık ya da yorgunluk gibi hisler abartılı ifadelerle daha belirgin hale gelir. Özellikle şiirlerde ve hikâyelerde bu yüzden sık kullanılır.
Abartma ile Gerçeklik Arasındaki Fark
Öğrencilerin en çok karıştırdığı noktalardan biri, abartmanın yalan olup olmadığıdır. Aslında abartma ile yalan aynı şey değildir. Yalan söyleyen kişi karşı tarafı kandırmak ister. Abartma yapan kişi ise anlatımı daha etkili hale getirmeye çalışır.
Mesela biri “Bu kadar işten sonra öldüm bittim.” dediğinde gerçekten öldüğünü düşünmeyiz. Çünkü burada amaç yaşanan yorgunluğu anlatmaktır. İnsanlar bu tür ifadeleri duyunca gerçek anlamı değil, verilmek istenen duyguyu anlar.
Bu yüzden abartmayı anlamak için cümlenin genel anlamına dikkat etmek gerekir. Özellikle sınav sorularında öğrencilerin kelimelere tek tek değil, cümlenin verdiği duyguya bakması önemlidir.
Abartma Sanatına Örnekler
Abartma konusunu öğrenmenin en iyi yollarından biri örnekler üzerinde düşünmektir. Çünkü örnekler sayesinde hangi ifadelerin gerçek dışı biçimde büyütüldüğü daha kolay anlaşılır.
* “Ağlamaktan gözyaşları sel oldu.”
* “Bu telefonu almak için dünyaları dolaştı.”
* “Bir lokmada bütün pastayı yedi.”
* “Sınav sonucu açıklanana kadar yüz yıl geçti sandım.”
* “Çantayı taşıyınca kolum koptu.”
Bu cümlelerin hiçbirinde anlatılan durum gerçek anlamda yaşanmamıştır. Ancak anlatım daha etkili ve dikkat çekici hale gelmiştir.
Bazen insanlar farkında olmadan çocuklara da abartılı cümleler kurar. “Odan savaş alanına dönmüş.” gibi ifadeler buna örnektir. Burada gerçekten savaş yaşanmamıştır ama dağınıklığın büyüklüğü anlatılmak istenir. Günlük hayatın içinde kullanılan bu tür örnekler, öğrencilerin konuyu daha rahat kavramasına yardımcı olur.
Abartmanın Edebiyattaki Önemi
Şairler ve yazarlar okuyucunun dikkatini çekmek için abartmadan sıkça yararlanır. Çünkü düz bir anlatım bazen duyguyu yeterince hissettirmez. Özellikle şiirlerde sevgi, özlem ve acı gibi güçlü duygular anlatılırken abartma oldukça etkili olur.
Örneğin bir şairin “Sensiz geçen bir gün bana yıllar gibi geldi.” demesi gerçek zaman hesabı değildir. Burada özlem duygusu büyütülmüştür. Okuyucu da bu sayede anlatılan hissi daha derinden anlayabilir.
Masallarda ve destanlarda da abartma çok kullanılır. Kahramanların olağanüstü güçlü olması, devlerle savaşması ya da tek başına büyük orduları yenmesi çoğu zaman abartılı anlatımlardır. Bu durum hikâyeyi daha etkileyici hale getirir.
8. Sınıf Öğrencileri Abartmayı Nasıl Daha Kolay Anlar?
Abartmayı öğrenirken öğrencilerin günlük konuşmalara dikkat etmesi faydalıdır. Çünkü konu hayatın içindedir. Evde, okulda, arkadaş ortamında insanlar sürekli abartılı ifadeler kullanır. Bunları fark etmek, konunun mantığını anlamayı kolaylaştırır.
Ayrıca öğrencilerin şu soruyu kendilerine sorması işe yarar: “Bu ifade gerçekten mümkün mü?” Eğer cevap hayırsa büyük ihtimalle abartma vardır.
Örneğin:
“Bir haftadır uyuyorum.”
Gerçekte bir insan kesintisiz şekilde bir hafta uyuyamaz. Burada kişinin çok yorgun olduğu anlatılmaktadır.
Abartmayı öğrenmek yalnızca sınav için gerekli değildir. İnsanların konuşma biçimini anlamak açısından da önemlidir. Çünkü bazen insanlar gerçek düşüncelerini doğrudan değil, duygularını büyüterek ifade ederler. Karşısındakini doğru anlamak isteyen kişinin de buna dikkat etmesi gerekir.
Sonuç
Abartma, anlatımı güçlendiren önemli bir söz sanatıdır. İnsanların duygu ve düşüncelerini daha etkili ifade etmesini sağlar. Günlük yaşamda, edebi eserlerde ve konuşmalarda sıkça kullanılır. 8. sınıf Türkçe derslerinde bu konunun öğretilmesinin nedeni de öğrencilerin dilin inceliklerini fark etmesini sağlamaktır.
Bir cümlede anlatılan şey gerçek dışı biçimde büyütülüyor ya da küçültülüyorsa orada abartma sanatı vardır. Öğrenciler günlük hayattan örneklerle bu konuyu daha rahat öğrenebilir. Çünkü dil yalnızca kitaplarda değil, mutfakta çay demlerken edilen sohbette, okul dönüşü yapılan konuşmada, bir annenin telaşında ya da bir öğrencinin yorgunluğunda da yaşar. Bu yüzden abartmayı anlamak, aslında insanların kendini anlatma biçimini anlamaktır.