Örneğin perdeyi her gün açıp kapatan, temizleyen, güneşin hangi saatte odaya vurduğunu bilen kişinin satın alma kararında söz sahibi olması oldukça doğal. Bu kişi kadın olabilir, erkek olabilir veya çiftin herhangi biri olabilir.
Gelecekte bence önemli değişim tam burada yaşanacak: “Eşyayı kim almalı?” sorusunun yerini “Eşyayı kim daha çok kullanacak ve hangi çözüm ikimize de fayda sağlayacak?” sorusu alacak.
2026 sonrasında perde konusunda ne değişebilir?
Önümüzdeki 5-10 yıl için birkaç güçlü eğilim görüyorum.
İlk olarak ortak bütçe modeli yaygınlaşabilir. Genç çiftlerin önemli bir bölümü evlilik hazırlığını iki ailenin ayrı ayrı görev listesi olarak değil, çiftin ortak projesi olarak görebilir.
İkinci olarak dijital alışveriş ve ölçüm sistemleri perde alışverişini değiştirebilir. İnsanlar mağazaya gidip “Şu perdeyi alalım” demek yerine, pencerenin ölçüsünü telefonla belirleyip çevrim içi teklif alabilir. Bu durumda “erkek tarafı aldı, kız tarafı aldı” ayrımı daha da anlamsızlaşabilir.
Üçüncü olarak sürdürülebilirlik öne çıkabilir. Uzun ömürlü, yıkanabilir, enerji verimliliğine katkı sağlayan veya gerektiğinde parçası değiştirilebilen perdeler daha fazla tercih edilebilir.
Dördüncü olarak akıllı perde sistemleri daha ulaşılabilir hale geldikçe perde artık sadece dekorasyon ürünü olmaktan çıkabilir. Zamanlayıcı, ışık sensörü veya akıllı ev sistemleriyle çalışan perdeler, evin enerji yönetiminin bir parçası haline gelebilir.
Bu durumda perdeyi kimin aldığı değil, evin teknolojik altyapısına nasıl entegre edildiği daha önemli hale gelecek.
Erkek ve kadın taraflarının birlikte karar vermesi neden daha mantıklı?
Geleneksel olarak “erkek tarafı alır” veya “kız tarafı alır” denmesinin pratik bir tarafı vardı. Düğün hazırlığı çok sayıda eşyanın aynı anda temin edilmesini gerektiriyordu. Görev paylaşımı yapılınca aileler hangi ürünü alacağını biliyordu.
Fakat günümüzde evlilik yaşı, yaşam biçimleri, konut tipi ve ekonomik koşullar değişiyor. TÜİK'in 2025 verileri de evlilik sayısının 552 bin 237'ye gerilediğini ve kaba evlenme hızının binde 6,43 olduğunu gösteriyor. Veri Portalı
Ayrıca 2025 yılında 25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş kişilerin yüzde 70'inin ebeveynleriyle yaşadığı açıklandı. Bu da genç yetişkinlerin ev kurma kararının aileden tamamen bağımsız olmadığını gösteren önemli bir demografik veri. Veri Portalı
Bu şartlarda ailelerin katkısı devam edebilir; ancak karar mekanizmasının merkezinde çiftin bulunması daha sağlıklı görünüyor.
Bir taraf perdeyi, diğer taraf buzdolabını almak zorunda değil. Bir aile maddi destek verirken diğer aile başka bir konuda yardımcı olabilir. Hatta en basit yöntem, herkesin bütçesi ölçüsünde katkıda bulunmasıdır.
Yerel gelenek ile küresel yaşam tarzı karşı karşıya geldiğinde ne olacak?
Türkiye'de perde meselesinin ilginç tarafı, yerel kültürün hâlâ güçlü olması. Bir Gaziantep ailesi için perde erkek tarafının sorumluluğunda olabilirken İstanbul'da yaşayan aynı kökenden gelen başka bir aile bunu tamamen değiştirmiş olabilir.
Küreselleşme ve internet ise bu farklılıkları azaltıyor. Genç çiftler başka ülkelerdeki evlilik geleneklerini, minimalist evleri, ortak bütçe modellerini ve farklı çeyiz anlayışlarını sosyal medya üzerinden görüyor.
Bence gelecekte yerel gelenekler tamamen ortadan kalkmayacak. Bunun yerine kişiselleştirilmiş gelenekler ortaya çıkacak.
Örneğin aile “Bizde perde erkek tarafından alınır” diyebilir. Çift ise “Bu bizim için güzel bir gelenek, ama bu kez perdeyi birlikte seçip ortak bütçeden alacağız” diyebilir.
Bu, geleneği reddetmek değil; geleneği yeni hayat şartlarına uyarlamak olur.
Perde aslında kimin tarafında?
Sorunun kısa cevabını vermek gerekirse: Perdenin Türkiye genelinde kesin olarak ait olduğu tek bir taraf yoktur. Bazı yörelerde erkek tarafına, bazı ailelerde kız tarafına, bazı ailelerde ise doğrudan çifte ait kabul edilebilir. Gaziantep üzerine yapılan akademik çalışmada erkek tarafının perdeleri üstlendiği açıkça görülen örneklerden biridir. Axsis
Benim geleceğe yönelik tahminim ise bunun giderek daha fazla “çiftin ortak kararı” haline geleceği yönünde.
Üstelik bu yalnızca perde için geçerli olmayabilir. Halı, beyaz eşya, mobilya, mutfak gereçleri ve diğer çeyiz ürünlerinde de “kız tarafı-erkek tarafı” ayrımının yerini giderek “ortak ev bütçesi” yaklaşımı alabilir.
Erkek açısından stratejik planlama; kadın açısından evin günlük yaşamına ilişkin deneyim ve sosyal bağlam bir araya geldiğinde çok daha iyi karar çıkabilir. Fakat en sağlıklı model, bu rollerin cinsiyete göre otomatik olarak dağıtılması değil, çiftin gerçek ihtiyaçlarına göre paylaşılmasıdır.
Üstelik TÜİK'in 2025 zaman kullanım verileri, ev içindeki sorumlulukların hâlâ eşit dağılmadığını gösteriyor. Kadınların hane ve aile bakımına erkeklerden çok daha fazla zaman ayırması, ev için alınacak ürünlerde kullanım deneyiminin de karar sürecine daha fazla yansıtılması gerektiğini düşündürüyor. Veri Portalı
Ben olsam perde için “hangi taraf almalı?” sorusundan önce şu üç soruyu sorardım: Evin toplam bütçesi ne? Perdeyi en çok kim kullanacak? İki tarafın da bu karardan memnun kalacağı çözüm hangisi?
Belki de birkaç yıl sonra düğün forumlarında “Perde hangi tarafa aittir?” sorusundan çok, “Yeni evimiz için perde seçerken ortak bütçeyi nasıl planladınız?” sorusunu göreceğiz.
Peki sizce gelenek korunmalı mı, yoksa perde gibi ev eşyalarında artık “kız tarafı-erkek tarafı” ayrımı tamamen bırakılıp ortak bütçeye mi geçilmeli? Sizin yörede perde hangi tarafa ait kabul ediliyor? Gaziantep'teki uygulama gibi erkek tarafının üstlendiği bir gelenek mi var, yoksa sizin çevrenizde farklı bir paylaşım mı uygulanıyor?
Ve daha ilginci: 2030'lu yıllarda çocuklarını evlendiren aileler hâlâ “perdeyi kim alacak?” diye konuşacak mı, yoksa bu soru tamamen geçmişte kalacak mı?
Gelecekte bence önemli değişim tam burada yaşanacak: “Eşyayı kim almalı?” sorusunun yerini “Eşyayı kim daha çok kullanacak ve hangi çözüm ikimize de fayda sağlayacak?” sorusu alacak.
2026 sonrasında perde konusunda ne değişebilir?
Önümüzdeki 5-10 yıl için birkaç güçlü eğilim görüyorum.
İlk olarak ortak bütçe modeli yaygınlaşabilir. Genç çiftlerin önemli bir bölümü evlilik hazırlığını iki ailenin ayrı ayrı görev listesi olarak değil, çiftin ortak projesi olarak görebilir.
İkinci olarak dijital alışveriş ve ölçüm sistemleri perde alışverişini değiştirebilir. İnsanlar mağazaya gidip “Şu perdeyi alalım” demek yerine, pencerenin ölçüsünü telefonla belirleyip çevrim içi teklif alabilir. Bu durumda “erkek tarafı aldı, kız tarafı aldı” ayrımı daha da anlamsızlaşabilir.
Üçüncü olarak sürdürülebilirlik öne çıkabilir. Uzun ömürlü, yıkanabilir, enerji verimliliğine katkı sağlayan veya gerektiğinde parçası değiştirilebilen perdeler daha fazla tercih edilebilir.
Dördüncü olarak akıllı perde sistemleri daha ulaşılabilir hale geldikçe perde artık sadece dekorasyon ürünü olmaktan çıkabilir. Zamanlayıcı, ışık sensörü veya akıllı ev sistemleriyle çalışan perdeler, evin enerji yönetiminin bir parçası haline gelebilir.
Bu durumda perdeyi kimin aldığı değil, evin teknolojik altyapısına nasıl entegre edildiği daha önemli hale gelecek.
Erkek ve kadın taraflarının birlikte karar vermesi neden daha mantıklı?
Geleneksel olarak “erkek tarafı alır” veya “kız tarafı alır” denmesinin pratik bir tarafı vardı. Düğün hazırlığı çok sayıda eşyanın aynı anda temin edilmesini gerektiriyordu. Görev paylaşımı yapılınca aileler hangi ürünü alacağını biliyordu.
Fakat günümüzde evlilik yaşı, yaşam biçimleri, konut tipi ve ekonomik koşullar değişiyor. TÜİK'in 2025 verileri de evlilik sayısının 552 bin 237'ye gerilediğini ve kaba evlenme hızının binde 6,43 olduğunu gösteriyor. Veri Portalı
Ayrıca 2025 yılında 25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş kişilerin yüzde 70'inin ebeveynleriyle yaşadığı açıklandı. Bu da genç yetişkinlerin ev kurma kararının aileden tamamen bağımsız olmadığını gösteren önemli bir demografik veri. Veri Portalı
Bu şartlarda ailelerin katkısı devam edebilir; ancak karar mekanizmasının merkezinde çiftin bulunması daha sağlıklı görünüyor.
Bir taraf perdeyi, diğer taraf buzdolabını almak zorunda değil. Bir aile maddi destek verirken diğer aile başka bir konuda yardımcı olabilir. Hatta en basit yöntem, herkesin bütçesi ölçüsünde katkıda bulunmasıdır.
Yerel gelenek ile küresel yaşam tarzı karşı karşıya geldiğinde ne olacak?
Türkiye'de perde meselesinin ilginç tarafı, yerel kültürün hâlâ güçlü olması. Bir Gaziantep ailesi için perde erkek tarafının sorumluluğunda olabilirken İstanbul'da yaşayan aynı kökenden gelen başka bir aile bunu tamamen değiştirmiş olabilir.
Küreselleşme ve internet ise bu farklılıkları azaltıyor. Genç çiftler başka ülkelerdeki evlilik geleneklerini, minimalist evleri, ortak bütçe modellerini ve farklı çeyiz anlayışlarını sosyal medya üzerinden görüyor.
Bence gelecekte yerel gelenekler tamamen ortadan kalkmayacak. Bunun yerine kişiselleştirilmiş gelenekler ortaya çıkacak.
Örneğin aile “Bizde perde erkek tarafından alınır” diyebilir. Çift ise “Bu bizim için güzel bir gelenek, ama bu kez perdeyi birlikte seçip ortak bütçeden alacağız” diyebilir.
Bu, geleneği reddetmek değil; geleneği yeni hayat şartlarına uyarlamak olur.
Perde aslında kimin tarafında?
Sorunun kısa cevabını vermek gerekirse: Perdenin Türkiye genelinde kesin olarak ait olduğu tek bir taraf yoktur. Bazı yörelerde erkek tarafına, bazı ailelerde kız tarafına, bazı ailelerde ise doğrudan çifte ait kabul edilebilir. Gaziantep üzerine yapılan akademik çalışmada erkek tarafının perdeleri üstlendiği açıkça görülen örneklerden biridir. Axsis
Benim geleceğe yönelik tahminim ise bunun giderek daha fazla “çiftin ortak kararı” haline geleceği yönünde.
Üstelik bu yalnızca perde için geçerli olmayabilir. Halı, beyaz eşya, mobilya, mutfak gereçleri ve diğer çeyiz ürünlerinde de “kız tarafı-erkek tarafı” ayrımının yerini giderek “ortak ev bütçesi” yaklaşımı alabilir.
Erkek açısından stratejik planlama; kadın açısından evin günlük yaşamına ilişkin deneyim ve sosyal bağlam bir araya geldiğinde çok daha iyi karar çıkabilir. Fakat en sağlıklı model, bu rollerin cinsiyete göre otomatik olarak dağıtılması değil, çiftin gerçek ihtiyaçlarına göre paylaşılmasıdır.
Üstelik TÜİK'in 2025 zaman kullanım verileri, ev içindeki sorumlulukların hâlâ eşit dağılmadığını gösteriyor. Kadınların hane ve aile bakımına erkeklerden çok daha fazla zaman ayırması, ev için alınacak ürünlerde kullanım deneyiminin de karar sürecine daha fazla yansıtılması gerektiğini düşündürüyor. Veri Portalı
Ben olsam perde için “hangi taraf almalı?” sorusundan önce şu üç soruyu sorardım: Evin toplam bütçesi ne? Perdeyi en çok kim kullanacak? İki tarafın da bu karardan memnun kalacağı çözüm hangisi?
Belki de birkaç yıl sonra düğün forumlarında “Perde hangi tarafa aittir?” sorusundan çok, “Yeni evimiz için perde seçerken ortak bütçeyi nasıl planladınız?” sorusunu göreceğiz.
Peki sizce gelenek korunmalı mı, yoksa perde gibi ev eşyalarında artık “kız tarafı-erkek tarafı” ayrımı tamamen bırakılıp ortak bütçeye mi geçilmeli? Sizin yörede perde hangi tarafa ait kabul ediliyor? Gaziantep'teki uygulama gibi erkek tarafının üstlendiği bir gelenek mi var, yoksa sizin çevrenizde farklı bir paylaşım mı uygulanıyor?
Ve daha ilginci: 2030'lu yıllarda çocuklarını evlendiren aileler hâlâ “perdeyi kim alacak?” diye konuşacak mı, yoksa bu soru tamamen geçmişte kalacak mı?